DİVAN EDEBİYATI:

Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleriyle on birinci asırda Karahanlılar devrinde Mâverâünnehir’ de ve XIII. asırda bilhassa Anadolu’da ortak İslâm kültür ve medeniyetinin tesirinde ortaya koydukları edebiyattır.

DİVAN ŞİİRİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ:

1. Divan edebiyatı ürünleri yazılı geleneğin ürünüdürler.
2.
Şairlerin şiirlerini topladıkları eserlere “DİVAN” denir.
3. Şiirlerde başlık yoktur, redifleriyle anılırlar.
4. Nazım birimi genel olarak beyittir.
5. Ölçü, aruz ölçüsüdür.
6. Genel olarak olarak tam ve zengin uyak kullanılmıştır.
7. Kafiye hem göze hem kulağa hitap eder.
8. Dil, Arapça – Farsça kelime ve tamlamalarla yüklü ağır bir dildir.

9. Divan edebiyatı soyut bir edebiyattır. Divan edebiyatında hararetli aşk maceralarına rastlanmaz. Bunun sebebi İslâm dininin kadın erkek ilişkilerine getirdiği sınırlamadır.

10. Hoca Dehhani ( 13. Yüzyıl ) ilk divan şairimizdir.

11. Ahmedi, (14. Yüzyıl ) ilk divanı tertip ettiği için divan edebiyatının kurucusu sayılır.

12. Şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma isimlere “MAHLAS” denir.

Kanuni Sultan Süleyman / MUHİBBİ
Yavuz Sultan Selim / SELİMİ
Fatih Sultan Mehmet / AVNÎ mahlasıyla şiirler yazmış hükümdar şâirlerdir.

13. Divan edebiyatı nazım şekilleri kuruluşları yönünden ikiye ayrılır:

a) Beyitlerle kurulanlar: gazel, kaside, mesnevi, müstezat, kıt’a, .

b) Bentlerle kurulanlar: terkib-i bent, terci-i bent, rubai, tuyuğ, şarkı,
murabba, muhammes, tardiyye müseddes, muaşşer…

NOT: Divan şiirinde bentlerle yazılan şiirlerin genel adı “musammat“tır.
“Musammat” ın 4′lüsüne MURABBA
5′lisine MUHAMMES
6′lısına MÜSEDDES
7′lisine MÜSEBBA
8′lisine MÜSEMMEM
9′lusuna MÜTESSA
10′lusuna MUAŞŞER denir.

NOT: Gazelin dize sonlarındaki kafiyesi dışında, dize ortalarında da kafiyesi varsa böyle gazellere “MUSAMMAT GAZEL” denir.

NOT: Divan edebiyatında bir şairin şiirine başka bir şairin dizeler eklemesiyle bentlerden oluşan nazım şekilleri arasında şu nazım şekilleri de vardır:

Terbi: Bir gazelin beyitlerinin üstüne, başka bir şair tarafından, aynı ölçü ve uyakta ikişer dize ekleyerek yazılan murabbadır.
AAAA – BBBA – CCCA – DDDA – EEEA…

Tahmis (beşleme): Bir gazelin her iki dizesinin başına aynı ölçüde üç dize ekleyerek oluşturulan nazım biçimidir.
AAAAA – BBBBA – CCCCA – DDDDA – EEEEA

Tesdis (altılama): Bir gazelin her beytinin üzerine dört dize daha ekleyerek altılı beyitler haline getirilmesiyle oluşur.

AAAAAA – BBBBBA – CCCCCA – DDDDDA – EEEEEA

Taştir: Bir gazelin her beytinin iki mısrasının arasına iki veya üç mısra ekleyerek oluşturulur.
AAAA – BBBA – CCCA – DDDA – EEEA …..
AAAAA – BBBBA – CCCCA – DDDDA – EEEEA….

14. Divan edebiyatında bir şairin şiirine aynı içerik ve ölçüde yazdığı şiirlere “NAZİRE” denir.

15. Divan edebiyatı nazım şekilleri kafiyelenişleri yönünden ikiye ayrılır:

     a) Gazel tipi kafiye: gazel, kaside, müstezat       AA / BA / CA / DA…

     b) Mesnevi tipi kafiye: mesnevi                          AA / BB / CC / DD….

16. Divan şiirinde âşıklarla sevgililer arasında haberleşmeyi “SABA RÜZGÂRI” (sabah rüzgârı )sağlar.

17. Divan şiirindeki kalıplaşmış benzetmelere “MAZMUN” denir.

GÜL: Sevgili.
BÜLBÜL: Kara sevdalı, çilekeş âşık.

Sevgili ile ilgili belli başlı mazmunlar şunlardır:
Sevgilinin kaşı: keman, yay
Sevgilinin kirpikleri: ok
Sevgilinin yanağı: gül
Sevgilinin dudağı:
Sevgilinin dişleri:
Sevgilinin boyu: servi ağacı
Sevgilinin kaşının köşesindeki ben: Frengistan ( kâfir ülkelerinin toplanıp bir araya geldiği
                                                               yer. Siyah renginden dolayı… Siyah renk kâfirlerin    
                                                              rengidir.) Bununla sevgilinin acımasızlığı anlatılır.
Kusursuz güzelliği yönüyle sevgili: put, sanem

Divan şiirinde sevgililer sultan, padişah; âşıklar da bu sultanın kulları, köleleri, tebasıdır. Âşıkların gönlü de bu sultanın oturduğu “taht“tır.

18. Divan şiirindeki belli başlı nazım türleri şunlardır:

a) TEVHİT:Tanrının birliğini ve yüceliğini anlatan şiirlerdir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.

b) MÜNACÂT: Tanrıya yapılan yalvarış ve yakarışları anlatan şiirlerdir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.

c) NAAT: Hz. Muhammed”i övmek için yazılan şiirlere denir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.

d) MERSİYE: Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir. Genellikle terkib-i bent biçimiyle yazılmıştır. ( Bu türün, Eski Türk edebiyatı’ndaki adı “sagu“, halk edebiyatındaki karşılığı ise “ağıt“tır.

e) METHİYE: Bir kimseyi övmek için yazılan şiirlerdir. Bunlar da genellikle kaside biçiminde yazılmıştır.

f) HİCVİYE: Bir kimseyi yermek için yazılan şiirlerdir. Bu tür şiirlerin genel adı “YERGİ” dir. Bu tür şiirlere halk edebiyatında “TAŞLAMA”, batılı edebiyatlarda “SATİRadı verilir.

g) FAHRİYE: Şairlerin kendi kendilerini övmek için yazdığı şiirler ve kasidenin bölümlerinden biri.

h) HİLYE: Hz. Muhammet’in vasıf ve güzelliklerini anlatan şiirler.

ı) SİYER: Hz. Muhammet’in hayatını anlatan manzum ya da  mensur eserlerdir.

i) HEZL / TEHZÎL:Mizah, güldürmece tarzındaki manzumelerdir. Çeşitli nazım şekilleri ile yazılmışlardır.

j) LÜGAZ VE MUAMMA: Lügaz, manzum bilmecedir.
                                           Bir şahıs ismi gizleyen bilmecelere ise muamma denir.

19) Divan şairleri ustalık göstermek maksadıyla yazarlardı. Bu maksatla çok sayıda edebi sanata başvurur; sözü, bir kuyumcu titizliğiyle işlerlerdi.

20) Özellikle 18. yüzyıldan itibaren divan şairleri halk şairlerinden ve edebiyatından etkilenerek hece ölçüsüyle de şiirler yazmışlardır. Öncülüğünü Nedim’in yaptığı bu akıma “MAHALLİLEŞME AKIMI” denir.

21) Divan şiiri, Nabi ile (17. Yüzyıl) didaktik bir yön kazanmıştır.