TİYATRO SORULARI
S.1. “Tiyatro” ile “Varyete” arasındaki farklılık nedir, belirtiniz?
Tiyatro; insan hayatın sahnede, izleyiciler önünde canlandırma sanatıdır.
Varyete ise panayır ve şenliklerde tiyatro oyunundan önce seyirci toplamak maksadıyla yapılan müzikli, danslı, baleli komedi karakterli gösterilerdir.
—————————————————————————————————————————–
Tiyatro, söz sanatları arsında şiirin nizamını benimseyenleri en fazla çeken sanattır. O kadar ki, bir zamanlar ve belki her zaman, her edebiyatta, tiyatro, nesirden ziyade şiirin malı tanındı. Şiirden ayrılmasına rağmen… birçok şair, son eser olarak bir tek tiyatro düşündüler. Bununla beraber tiyatro, belki romandan ve belki gayeleri az çok taklidi olan öbür sanatlardan ziyade hayatla münasebetlidir. Çünkü malzemesi insandır.”
                                                                                        Ahmet Hamdi Tanpınar
S.2. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre birçok şair, son eser olarak neden tek bir tiyatro düşünmüştür? Yukarıdaki parçadan yararlanarak belirtiniz.
Şiir; konusunu insandan, insanın duygulanışlarında alır; gerek şekil gerekse içerik yönünden estetik bir kalıp içinde özümsenmiş ve özlü bir anlatımla yapılır. Tiyatro da konusunu insan hayatından alır; her hareketin, her sözün anlamı vardır. Bundan dolayı birçok şair, son eser olarak tiyatroyu düşünmüşlerdir.
—————————————————————————————————————————
S. 3. “Adapte, Darülbedayi, diksiyon, kanto” tiyatro terimlerini açıklayınız.
Adapte: Yabancı bir dille yazılmış bir eseri, yerli adlar ile yerli hayata uydurarak çevirme, uyarlama…
Darülbedayi: 1914’te kurulmuş “Güzel Sanatlar Okulu”. Bu kurumun başında Andre Antuine bulunuyordu.
Diksiyon: Tiyatro ve benzeri sözlü edebiyat türlerinde seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecanların duru ve açık bir biçimde söylenmesidir.
Kanto: Tanzimat döneminde, tiyatro sahnesinde azınlık aktrislerince başlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar…
—————————————————————————————————————————
“Şair Evlenmesi, tiyatroculuğumuza ( lâ ) sesini verdiğinden bu yana, Âli Bey’in Ayyar Hamza’sı, Ahmet Vefik Paşa’nın yerli oyunmuş duygusu veren Moliere uyarlamaları, Teodor Kasap’ın Pinti Hamit’i, İşkilli Memo’ su, ama daha da çok Hayal dergisinde açtığı ilginç ve yürekli kampanyası ile Şinasi’nin çığırını destekleyip sürdürdüler. Ne var ki, Tanzimat kırması bir Avrupa hayranlığının at oynattığı aydınlar, daha doğrusu yarı aydınlar ortamında yankı bulamadılar. Hele Namık Kemal, biraz sonra da Abdülhak Hamit, biçim bakımından batı kalıplarına kapılınca tiyatro tarihimizin ilk biz bize benzerizcileri azınlıkta kaldılar.”   Haldun TANER
S.4. Tanzimat dönemi yazarlarımızda Şinasi, “Şair Evlenmesi” adlı tiyatro eserindeki içerik ve teknik özelliklerle tiyatroculuğumuza  ( lâ ) sesini nasıl vermiştir? Yukarıdaki parçadan da yararlanarak belirtiniz.
Şinasi, batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz olan “ Şair Evlenmesi” adlı eserinde “görücü usulüyle evlenme” yi eleştirir. Şinasi bu eserinde batılı tiyatro ile Karagöz ve Hacivat, ortaoyunu gibi yerli seyirlik oyunları başarıyla uzlaştırmış, yerli seyirlik oyunlarda güldürü unsuru olan “arzbâr” denilen sözlerin yanlış anlaşılmasına dayalı güldürü motifinden yararlanmış, böylece çağdaş Türk tiyatrosunun hangi şekilde olması gerektiğine güzel ve başarılı bir örnek vermiştir.
—————————————————————————————————————————
S.5. Tiyatro türü nasıl ortaya çıkmıştır, belirtiniz?
Bütün güzel sanatlar gibi din törenlerinden ortaya çıkmıştır. Eski Yunan’da Bağbozumu tanrısı Diyanizos adına düzenlenen törenlerde “ ditirambos ” adı verilen bir – iki mısralık şiirler önce bir şair tarafından okunur, daha sonra teke derisine bürünen koro, bunları şarkı halinde tekrar ederdi. M. Ö. VI. Yüzyılda “ Tespis ” koronun karşısına bir kişi daha çıkararak diyalogu başlattı. Böylece trajedi türünün ilk örnekleri ortaya çıktı.
İtalya’nın Sicilya Adası’nda Bağbozumu tanrısı Diyanizos adına düzenlenen törenlerde ise halk kırlara çıkar, şarkılar söyler, eğlenirdi. “Komos ” adı verilen bu törenlerden de komedi türü ortaya çıktı.
—————————————————————————————————————————
S.6. Klasiklerin ortaya koyduğu tiyatro türleri nelerdir, niçin?
“ Trajedi ” ve “ komedi ”dir. Çünkü; klasikler hayatı tek yönlü olarak ele almışlardır. Trajedide hayatın sadece acıklı yönleri, komedide ise hayatın sadece gülünç yönleri bulunur.
—————————————————————————————————————————–
S.7. Romantiklerin ortaya koyduğu tiyatro türü hangisidir, niçin?
“ Dram ” dır. Çünkü; romantikler gerçeği iyi – kötü, güzel – çirkin gibi karşıtlıklardan yararlanarak ele almışlardır. Dramda da gözyaşı ile kahkaha bir arada bulunur.
—————————————————————————————————————————
S. 8. Konularına göre belli başlı tiyatro türlerini yazınız.
TRAJEDİ / KOMEDİ / DRAM
—————————————————————————————————————————
S.9. Üç birlik kuralını açıklayınız.
Bir ana olayın 24 saatte ( bir günde ) aynı yerde geçebilecek şekilde düzenlenmesidir.
—————————————————————————————————————————-
S.10. Klâsik tiyatro türünde görülen “ koro ” kimin / kimlerin temsilcisidir?
Toplumun, halkın temsilcisidir.
—————————————————————————————————————————
S.11. Hayatın acıklı yönleriyle gülünç yönlerini anlatan tiyatro türlerinin farklılıklarını yazınız.
                  TRAJEDİ 
a) Hayatın acıklı yönleri işlenir.                                                               
b) Konu tarihten ve mitolojiden alınır.
c) Kahramanlar kral, kraliçe, tanrılar gibi soylu kişilerdir.
d) Adi ve bayağı konuşmalara yer verilmez.
e) Öldürme, yaralama gibi olaylar seyirciye gösterilmez; perde gerisinde olur, içeriye bir kişi tarafından haber verilir.
                            KOMEDİ
a)
Hayatın gülünç yönleri işlenir.
b) Konular günlük hayattan, göz alıcı olaylardan seçilir.
c) Kahramanlar toplumun her kesiminden olabilir.
d) Kahramanlar kişiliklerine uygun olarak konuşur.
e) Öldürme, yaralama gibi olaylar seyircinin gözleri önünde olur.
—————————————————————————————————————————–
S. 12. Günlük hayattaki hareketler ile tiyatrodaki hareketleri karşılaştırdığınızda nasıl bir sonuca ulaşırsınız?
Tiyatro hayatın bir parçasıdır; ancak gündelik yaşantımızda ve uzun bir zaman dilimi içerisinde yaşadıklarımız tiyatroda belli bir düzen içerisinde anlatılır, orada hayat belli bir zaman ve mekân içerisine sıkıştırılır. Biz dağıta dağıta yaşarız; fakat tiyatroda bu yoktur. Hiç kimse bir sanat eserindeki yoğunlukta yaşayamaz. Tiyatroda ışığı kısılmış bir salonda, o bütün kaderi evvelden hazırlanmış hayat, kendi hayatımız olsaydı, ömrümüz de o kadar kısa olurdu; değil ağırlığına ve sıkışıklığına, sadece manasına bile tahammül edemezdik.
—————————————————————————————————————————
S. 13. Günlük hayattaki konuşmalarla tiyatrodaki konuşmalar arasında hangi yönlerden ne gibi farklılıklar vardır?
Günlük hayatımızdaki konuşmalar amaçlı – amaçsız, gelişigüzel ve pek çoğu önemsiz konuşmalardır.
Tiyatroda ise söz, hayatın dışında, hayattaki rolüne benzer bir rol oynar. Tiyatroda her hareketin, hatta her çıtırtının, bir nefes alışın, bir göz yumuş ve açışın, ses tonu, vurgu ve diksiyonun karşılığının olduğu bir hayat vardır.
—————————————————————————————————————————-
S. 14. “Gerçek, yaratılışta, yaşamda olduğu gibi karşılaşan iki tipin; yüce ile gülüncün birleşmesinden doğar.” yargısı, tiyatro türlerinden hangisini karşılar?
DRAM
—————————————————————————————————————————
S. 15. Karagöz ve Hacivat arasındaki kültür farklılığını dikkate alarak bu iki tipin toplumun hangi kesimilerini temsil ettiklerini belirtiniz ( Kişilik özellikleriyle beraber )
Karagöz okumamış halkı, Hacivat ise aydın ya da yarı aydın kimseleri temsil eder. Karagöz nükteci, şakacı birisidir. Türk halkının zeki yanını temsil eder. Hacivat okumuş, aydın olmasına karşın, halka önderlik edecekken ( Karagöz’ün de katkılarıyla ) halkın arkasında kalır.
—————————————————————————————————————————
S. 16. “Gülerken ağlamak” sözüyle ifade edebileceğimiz tiyatro türü nedir?
            DRAM
—————————————————————————————————————————
S. 17. Orta oyununun kahramanlarından Kavuklu ile Pişekâr arasındaki kültür farklılığını dikkate alarak, bu iki tipin toplumun hangi kesimlerini temsil ettiklerini belirtiniz. (Kişilik özellikleriyle beraber)
Kavuklu, okumamış halkı Pişekâr ise aydın ya da yarı aydın kimseleri temsil eder. Kavuklu nükteci, şakacı birisidir. Türk halkının zeki yanını temsil eder. Pişekâr okumuş, aydın olmasına karşın, halka önderlik edecekken (Kavuklu’nun da katkılarıyla) halkın arkasında kalır.
—————————————————————————————————————————
S. 18. “Küşteri meydanı” yeni dünya, şak şak” sözlerini açıklayınız.
Küşteri Meydanı: Karagöz perdesi
Yeni Dünya: Orta oyununda evi temsil eden basit bir paravan.
Şakşak: Pişekâr ’ın elinde bulunan bir tür maşa.
—————————————————————————————————————————
S.19. Karagöz oyunundaki “Tuzsuz Deli Bekir, Matiz, Çelebi” gibi kahramanların hangi tipleri canlandırdıklarını belirtiniz.
Tuzsuz Deli Bekir: Sarhoş
Matiz: Yeniçeri zorbası
Çelebi: Genç, mirasyedi züppe
—————————————————————————————————————————
S. 20. Tanzimat Dönemi ’nin ilk tiyatro eseri kimin hangi eseridir? Belirtiniz.
       Hayrullah Efendi ’nin “ Hikâye-i İbrahim Paşa ve İbrahim-i Gülşeni” adlı eserleridir.
—————————————————————————————————————————
S. 21. Şinasi ‘nin eserinden sonra edebiyatımızda ikinci sırada yer alan tiyatro eseri kimin, hangi eseridir, belirtiniz?
Ali Haydar ‘ın “trajedi” türündeki “Sergüzeşt-i Perviz” adlı eseridir.
—————————————————————————————————————————
S. 22. Osmanlı Tiyatrosu adıyla da anılan Gedikpaşa Tiyatrosu (1869) kim tarafından kurulmuştur?
Sonradan müslüman olarak Yakup adını alan Güllü Agop tarafından kurulmuştur.
—————————————————————————————————————————
S. 23. I.Dönem Tanzimat sanatçıları hangi sanat anlayışıyla eserler vermişlerdir? Bunun eserlere nasıl yansıdığını da belirterek açıklayınız. (Yazarlar ve eser adı ile içerik belirterek, en az  iki yazar ve eseri ile birlikte)
“Sanat toplum içindir.” anlayışıyla eserler vermişlerdir. Bu anlayış onları ” sosyal fayda” prensibine götürmüş, bu bağlamda “sosyal eğitim” ön plana çıkmıştır.

Namık Kemal / Zavallı Çocuk (O devir ailelerinde görülen olumsuz eğitim anlayışının eleştirisi)
Namık Kemal / Vatan Yahut Silistre ( Vatan sevgisinin bütün sevgilerden üstün olduğu düşüncesi)
Şinasi / Şair Evlenmesi (Görücü usulüyle evlenmenin eleştirisi)
Ahmet Mithat Efendi / Eyvah (Birden fazla kadınla evlenme âdetini tenkit)
—————————————————————————————————————————
S. 24.
“Bir oyuncunun tek başına hazırlayıp sunduğu bir seyirlik oyun türüdür.” şeklinde tanımlanan oyun türünü yazarak bu oyunun hangi kaynaktan geldiğini belirtiniz.
    Meddah /   Halk tiyatrosu geleneği
—————————————————————————————————————————
S. 25. Yerli seyirlik oyunlarımızda güldürü öğesinin hangi anlayışa dayandırıldığını belirterek buna ne ad verildiğini yazınız.
Sözlerin yanlış anlaşılması   /   Arzbar
—————————————————————————————————————————
S. 26. Şeyh Küşteri kimdir, açıklayınız?
Karagöz oyuncularının piridir. Karagöz ile Hacıvat’ın deriden yapılmış tesvirlerini beyaz perdeye aksettirip onların şakalarını tekrarlayarak Sultan Orhan’ı teselli etmiştir.
—————————————————————————————————————————
S. 27. Karagöz oyunundaki “Altıkulaç Beberuhi, Çelebi, Zenne” gibi kahramanların hangi tipleri canlandırdıklarını belirtiniz.
Altıkulaç Beberuhi:
Cüce ve aptal (afyonkeş cüce)
Çelebi: genç, mirasyedi, züppe
Zenne: hafif meşrep kız ve kadınlar
—————————————————————————————————————————
S.28. Türk Edebiyat’ında ilk tiyatro kimin hangi eseridir, belirtiniz?
İskerleç adlı bir yazarın “Vakayi-i Acibe ve Havadis-i Garibe-i Keşfger Ahmet” adlı eseri
—————————————————————————————————————————
S. 29. Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz kimin hangi eseridir? Konusu ve türü ile birlikte belirtiniz.
Şinasi Şair Evlenmesi Görücü usulüyle evlenmenin eleştirisi yapılır. Tek perdelik “komedi”dir.
—————————————————————————————————————————
S. 30. 1869 ‘da kurulan Osmanlı Tiyatrosu’nun sanat işleriyle uğraşan isim kimdir? Bu ismin buradaki en önemli işlevi ne olmuştur?
Direktör Ali Bey’dir. Azınlık oyuncularına diksiyon dersleri vermiştir.
—————————————————————————————————————————
S. 31. I.Dönem Tanzimat sanatçıları hangi sanat anlayışıyla eserler vermişlerdir? Bunun eserlere nasıl yansıdığını da belirterek açıklayınız. (Yazarlar ve eser adı ile içerik belirterek, en az iki yazar ve eseri ile birlikte)

“Sanat toplum içindir.” anlayışıyla sosyal fayda prensibine uygun olarak halkın anlayabileceği bir dille, sahne diline uygun eserler vermişlerdir. Tanzimat tiyatrosunda “sosyal eğitim” ön plandadır. Konular genellikle aile, gelenek, görenek, vatan, millet gibi toplum meselelerinden alınmıştır.

Namık Kemal / Zavallı Çocuk (O devir ailelerinde görülen olumsuz eğitim anlayışının eleştirisi)
Namık Kemal / Vatan yahut Silistre / Vatan sevgisinin bütün sevgilerden üstün olduğu düşüncesi)
Şinasi   /   Şair Evlenmesi   (Görücü usulüyle evlenmenin eleştirisi)
Ahmet Mithat Efendi   /   Eyvah   (Birden fazla kadınla evlenme âdetini tenkit)

HAZIRLAYAN: CEMAL BERBER
Üsküdar Hacı Sabancı Anadolu Lisesi
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni