ATATÜRK’ÜN “GENÇLİĞE HİTABE”Sİ İLE İLGİLİ SORU VE CEVAPLAR

“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
S.1. “Gençliğe Hitabe”nin planını çıkarınız.  GİRİŞ:                                                                                                                                                                                                1. Hitap ve gençliğin vazifesi:
Türk milletinin geleceğini, cumhuriyeti korumak ve savunmak.
GELİŞME:
2. Gençliğin vazifesinin önem ve değeri:
a) Milletin varlığı ve geleceği bu vazifenin yapılmasına bağlıdır.
b) Gelecek zamanlarda vatan tehlikeye düşebilir.
c) Gençlik, imkân ve şartların kötülüğünden çekinmeden vazifeye atılmalıdır.
3. İmkân ve şartların zorlukları nelerdir?
a) Düşman çok kuvvetli olabilir.
b) Memleketi yönetenler gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
c) Millet çok güçsüz ve yılmış olabilir.
SONUÇ:
Gençliğin en kötü şartlarda bile vazifesini yerine getirmesi için muhtaç olduğu kudretin kaynağı.

S.2. “Gençliğe Hitabe” de geçen ferdi ve milli benlik, kimlik kavramları nelerdir?

Gençlik, vatan sevgisi, vazife, devletin bağımsızlığını ve cumhuriyeti koruma.

S.3.  “Gençliğe Hitabe” de ferdi ve milli kimliği çizilen Türk gençliğinin özellikleri nelerdir?
S.3.   “Gençliğe Hitabe” de Atatürk’ün gençlikte görmek istediği özellikler ve gençliğe verdiği görevler nelerdir?

Milli ve manevi değerleri benimsemiş, benliğini milli benlik, kimliğini milli kimlik seviyesine yükseltebilmiş şuurlu bir gençlik. Gençlik, varlığının ve geleceğinin en kıymetli hazinesi olarak bağımsız ve devletli olmayı ön görmeli; bağımsızlığını ve devletini korumak mecburiyetinde kaldığı zaman, içinde bulunduğu imkân ve şartları düşünmeden vazifeye atılmalı; imkân ve şartların en elverişsiz olduğu zamanlarda bile umutsuzluğa kapılmadan kendisini istiklal ve cumhuriyeti kurtarmakla vazifeli saymalı; asil Türk milletinin bir ferdi olmakla şeref duymalı, milletine inanıp güvenmeli, milletinden, milli değerlerinden aldığı güçle en zor şartlar altında dahi başarıya koşmalıdır.

S.4.  “Gençliğe Hitabe” de geçen “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur.” sözünden hareketle Atatürk’ ün milliyetçilik anlayışını yorumlayınız.

Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı başka ırkları köle ırklar olarak görüp onları ortadan kaldırmaya yönelik şovenist bir milliyetçilik anlayışı değildir. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı milli kültür unsurlarını sevmeye, onları korumaya ve geliştirmeye dayanan, diğer milletlerin milliyetlerinin gereklerini tanıyan, onlarla “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi içinde ( barış içinde )birlikte yaşamayı öngören kültür milliyetçiliğidir.                                     Atatürk’ün bu sözü kültür milliyetçiliğine bağlı olarak bir ulus-devlet yaratma bilinci içinde değerlendirilmelidir.

S.5. Atatürk “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur.” sözünü hangi amaçla ve ne gibi olaylara dayanarak söylemiş olabilir, açıklayınız?

Çanakkale Savaşları, Kurtuluş Savaşı gibi olaylara dayanarak milletine, gençliğe güvenen, onların fedakârlıklarından asla şüphe duymayan bir lider olarak vatan sevgisi, bağımsızlık, cumhuriyet gibi konularda gençliği bilinçlendirmek, coşturmak ve bu değerleri sonsuza kadar koruma görevini benimsetmek amacıyla söylemiştir.

OĞUZ KAĞAN DESTANI’ NDAN…
“Toydan sonra Oğuz Kağan,  beylere ve halka buyruk verdi ve:
“Ben sizlere oldum kağan,
Alalım yay ile kalkan
Nişan olsun bize buyan ( talih)
Bozkurt olsun bize uran  (=savaş narası)
Demir kargı olsun orman
Av yerinde yürüsün kulan  (=at )
Daha deniz daha müren   (=ırmak )
Güneş bayrak gök kurıkan’  (=çadır )
Oğuz Kağan sınırlarını genişlettiği ülkesini kurultay toplayarak oğulları arasında paylaştırır ve onlara şunları söyler:
‘Ey oğullar ben çok (yerler) aştım
Çok savaşlar gördüm
Çok mızrak, çok ok attım
Atla, çok yürüdüm
Dostlarımı güldürdüm
Düşmanları ağlattım
Gök Tanrıya borcumu ödedim
Yurdumu sizlere bırakıyorum.”
S.6. Atatürk’ ün “Gençliğe Hitabe” si ile yukarıdaki metin arasındaki benzerlik ve farklılıklar nelerdir? (Tür, ifade, tema ve içerik yönünden…)

Tür yönünden ikisi de “söylev”dir.
Her iki söylevde de dil açık, anlaşılır; cümleler kesin ve kısadır.
Her iki söylevde de genel hitaplara yer verilmiştir.

“Gençliğe Hitabe” de ulus bilinci içerisinde gençliğe cumhuriyeti güçlendirerek koruma görevi; Oğuz Kağan’ın konuşmasında ise oğullarına, verdiği ülkenin sınırlarını genişleterek, kurulan Türk Birliğini korumak saltanatı ( hükümdarlık / hakanlık ) geliştirmek görevi verilmektedir.

Oğuz Kağan’ın sözleri cihangirlik tutkusuna yönelik savaşçılık kavramını vurgulamakta, Atatürk’ün sözleri ise milli sınırlar içerisinde savunmaya yönelik, saldırganlıktan uzak bir savaşçılığı vurgulamaktadır.