SEMERKANT   – ESER SORUSU  ( KLASİK )  /  AMIN MAALOUF

1. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının konusu nedir?

11. Yüzyılda yaşamış olan İranlı bilge ozan Ömer Hayyam’ ın hayatı, Semerkant ‘ a gelişi; burada yaşadıkları ve tarihe damgasını vuran eseri “Rubaiyyat’ ın oluşması.

2. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının ikinci bölümünde anlatılan nedir?

Benjamin Omer adındaki bir Ömer Hayyam hayranı bir kişinin “Rubaiyyat” adlı bu  şaheseri bulmak için birçok zorlu yoldan geçmesi ve macera kitabın Titanic gemisinde kaybolması anlatılır.

3. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının ana fikri nedir?

Tüm zorluklara rağmen insanlar hayallerini gerçekleştirmelilerdir.

4. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının kahramanlarından Ömer Hayyam, nasıl bir kişiliktir?

Bilge, şair, filozof  gökbilimci, matematikçi, herkesin güvendiği, olaylara tarafsız bakabilen bir kişilik.

5. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının kahramanlarından Hasan Sabbah, nasıl bir kişiliktir?

Zeki, araştırmacı, azimli fakat bilgisini ve yeteneklerini kötüye kullanan birisi.

6. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının kahramanlarından Benjamin Ömer, nasıl bir kişiliktir?

Araştırmacı, maceracı ve kendini Rubaiyat ‘ı bulmaya adayan birisi.

7. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının kahramanlarından Ömer Hayyam’ın en büyük hayali nedir?

Semerkant’ı görmek, oranın güzelliğini keşfetmek.

8. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının kahramanlarından Cabir, nasıl bir kişiliktir?

Cesur, gözü pek, düşüncelerini açıklamakta atak ve pervasız bir kişilik.

9. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanının kahramanlarından Ömer Hayyam hangi ulusa mensuptur?

İran

10. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanında 15 yaşlarında gebe bir kadın, Hayyam’ ın elinden ne çalar?

Kestane

11. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanında 15 yaşlarında gebe bir kadının, Hayyam’ ın elinden kestaneleri çalması olayının geçtiği mekânın adı nedir?

Tütüncüler Meydanı

12. Amin Maalouf’ un “Semerkant” romanında 15 yaşlarında gebe bir kadın, Hayyam’ ın elinden kestaneleri niçin çalar?

Semerkant’taki eski bir inanışa göre, bir anne adayı, sokakta hoşuna giden bir yabancıya rastlarsa, yiyeceğini elinden almak cesaretini gösterebilmeliydi. Böylece, doğacak çocuğun, onun kadar yakışıklı, onun gibi ince uzun, onun kadar soylu ve düzgün hatlara sahip olacağına inanılırdı.